Cennetin ta kendisi Dalyan

Daha güneş doğmadan, sabahın erken saatlerinde uyanırsınız Dalyan'da. Birkaç saatlik uykuya rağmen koca günü devirecek bir enerji vardır içinizde. O enerjiyle üşenmez, balık avlamaya gidersiniz tez elden. Rast gele deyip oltanızı fırlatırsınız mavi sulara. Artık Allah ne verdiyse! Av dönüşü yorgun düşen bedeninizi diz boyu sıcak, şifalı sulara uzanıp uyuklayarak dinlendirirsiniz. Belki de güneşin albenisi aklınızı çeliverir, soluğu serin sularda alırsınız. Hem sabah sporu niyetine yüzer, hem de eğlenirsiniz. Eh artık biraz da midem şenlensin derseniz, buyurun kahvaltı sofrasına. Yumurtasından peynirine dek tümüyle köy ürünlerinden oluşan nefis bir kahvaltı sizi bekliyor olacak...

DALYAN'DA hayat su demek. Eskiden beri de öyleymiş. Yakın zamana kadar ömürlerin çoğu tekne üzerinde geçermiş. Düğünler bile konvoy halindeki tekneler üzerinde yapılırmış. Satılacak mallar pazara tekneyle götürülür, ihtiyaçlar alınıp yine tekneyle getirilirmiş. Zaten 90'lı yıllara kadar Dalyan çok iyi bilinmeyen, az sayıda yabancının müdavimi olduğu bir belde olarak kalmış. Ne zaman çevredeki turistik yerlerden Dalyan'a günlük turlar düzenlenmeye başlanmış ve ‘Caretta - Caretta'lar duyulmuş, o zaman herkes bu gizli cennetin farkına varmış.

Dalyan'ı tanımak için görmek ve yaşamak gerek. Dalyan deniz kenarında değil, ama hem denizi hem de gölleri var. Türkiye'nin en eski yerleşim yerlerinden Kaunos Antik Kenti burada. Kayalara oyulan kral mezarlarının en görkemlileri de burada. Her tarafından şifalı kaplıca suları fışkırıyor. Çamur banyoları için ülkemizin ve dünyanın her yerinden insanlar akın ediyor. Bir zamanlar padişahlara hizmet etmiş Sultaniye Kaplıcaları Dalyan'ın hemen yanı başında.

Köyceğiz Gölü ile Akdeniz'i birleştiren ana kanal üzerinde bulunan Dalyan, tam bir doğa harikası. Bugüne dek bozulmadan kalmış olmasının nedeni ise anayoldan 12 kilometre içeride bulunması. Bu yüzden gizli bir cennet olarak günümüze kadar gelebilmeyi başarmış. Muğla'nın Ortaca ilçesine bağlı bu zenginliklerle dolu beldenin, 5 bin kişilik nüfusunun bir kısmı da yabancı uyruklu.

Hazır söze bu cenneti cennet yapan sulardan başlamışken, kaplıcalardan söz etmenin tam zamanı. Dalyan'da pek çok yerde kayaların arasından kaplıca suyu çıkıyor. 39 derece sıcaklıktaki bu kükürtlü sular, klorür, sodyum, florür, ve radyoaktif radon gazı içeriyor. Geçmişte kaplıca suları sadece yöre halkına şifa dağıtıyormuş. İnsanlar çadır kurup günlerce kür alıyorlarmış. Başta metabolizma, sinir, romatizma, siyatik, kadın ve cilt hastalıkları olmak üzere pek çok derde devaymış, hâlâ da öyle.

1990 yılında Orta Kaplıca yeniden düzenlenmiş. Şimdilerde ‘güzellik çamuru' ile ünlü. Bu kaplıcada iki noktadan kaynak suyu çıkıyor. Biri çamur banyosu haline dönüştürülmüş. Diğer su ise küçük bir havuz halinde. Çamura bulanan insanlar birer heykele benziyorlar ve birbirlerinin fotoğraflarını çekerek çok eğleniyorlar. Çamur vücutta 45 dakika bekliyor. Kuruduktan sonra deriyi geriyor ve gözenekleri temizliyor. Duşlarda çamur temizlendikten sonra havuza giriliyor. Burada da 30 dakika kalınması tavsiye ediliyor.

Sulardan kasıt sadece kaplıcalar değil, aynı zamanda bu bölgeye hayat veren göller… Örneğin Dalyan Gölü çok zengin. Kuzeyinde Köyceğiz, güneyinde Sulungur, Alagöl, Sülüklü ve İztuzu gölleri bulunuyor. Güneyde İztuzu dışındaki göller Dalyan deltası ile bağlantılı. Bunlardan Sulungur, doğal bir balık üreme merkezi. Bu gölün deltaya bağlandığı bölgeye Küçük Dalyan deniyor.

Köyceğiz Gölü de bir başka zenginlik. Dalyan'dan bu göle hareket ettiğinizde kendinizi Amazon'un içindeymişsiniz gibi hissediyorsunuz. Sazlar arasından göle ulaştığınızda doyumsuz bir güzellik karşılıyor sizi. Kış ayları boyunca çeşit çeşit kuşa sığınma alanı olan gölün, yüzyıllar önce meydana gelen bir çökme sonucunda oluştuğu sanılıyor. Halen gölün altında bazı yapılar var. Köyceğiz gölünün çevresi yüzmeye ve piknik yapmaya çok elverişli, aklınızda bulunsun.

Dalyan içinde her gün çeşit çeşit turlar düzenleniyor. Bu turların yanı sıra yakın yerlere gidilebilecek günü birlik turlar da var. Ancak Dalyan'ı yakından tanımak, güzelliklerini ve cennet köşelerini iyice öğrenmek için İztuzu Plaj'ına tekneyle gitmek şart. Plaja, kooperatife ait teknelerle gidebiliyorsunuz. Dolmuş teknelerin belli bir saati yok, doldukça sırayla kalkıyorlar. Tekne hareket ettikten kısa bir süre sonra sağda kral mezarlarını görüyorsunuz. Sağlı sollu restoranların önünden geçtikten sonra tekne yapım atölyelerinde çalışanları iş başında göreceksiniz. Belki yapımı bitmiş bir teknenin suya indirilişine de şahit olursunuz bu esnada. Biraz ileride antik kent Kaunos'un kalıntılarını ve yanaşan teknelerden inerek SİT alanını gezenleri göreceksiniz. Dev sazlıkların olduğu yerde delta başlıyor. Eğer sağ tarafınıza bakacak olursanız Kaunos'un en eski şehir surlarını görebilirsiniz.

Kaunos Antik Kenti'nin geçmişi milattan önce 3 bin yılına dayanıyor. Kendi adına altın para bastıracak kadar zengin olan Kaunos, daha sonra Ionyalıların, 12 Liman Birliği'nin, Büyük İskender'in, Perslerin, Romalıların, Bizanslıların, Rodos Şövalyelerinin, Selçukluların, Menteşe Beyliği'nin ve Osmanlıların egemenliğine girmiş.

Büyülü delta…

Zamanı geldiğinde tamamen deltada olabilmeniz için görevliler tarafından kontrol eden bir kapı açılıyor önünüzde. Bu kapı içerideki balıkların dışarıya çıkmasını önlemek için yapılmış. Kapıdan geçtikten sonra tamamen deltanın içinde oluyorsunuz. Bir labirentin içinden geçer gibi, son derece zevkli bir yolculuk yapıyorsunuz. Tekneleri kullanan kaptanlar bu bölgeyi çok iyi bilen, Dalyanlı kaptanlar. Sazlıklara sürünerek geçeceğiniz yolları nasıl da önceden tahmin edemediğinizi göreceksiniz. Yolculuğun sonuna yaklaşırken karşınıza çıkacak plaj İztuzu Plajı. Bu plajda ister tatlı suda, ister Akdeniz'in tuzlu suyunda yüzebilirsiniz.

Dalyan'da denize girilecek çok yer var. Ancak İztuzu kumsalı bir doğa harikası. Bir tarafı tatlı su, bir tarafı tuzlu Akdeniz suyu olan bu plajın bir benzeri olmadığı söyleniyor. Kumsal, Radar Tepesi'nin eteklerinden başlıyor, Delikada önüne kadar uzanıyor. Dalyanağzı denilen bu bölgede, med-cezire bağlı olarak bazen deniz suyu deltaya, bazen de tatlı su Akdeniz'e akıyor. Suyun akma hızına ve yönüne bağlı olarak Dalyanağzı bölgesindeki kumlar sürekli şekil değiştiriyor. Kumların hareketi ile derinlik sürekli değiştiği için büyük tekneler deltaya giremiyor. Kumsalın uzunluğu kumların hareketiyle değişiklik gösteriyor ama ortalama olarak 6 kilometre. Şu ünlü altın rengi ve incecik kumlar… Belki de Caretta'lar yumurtlamak için bu nedenle burayı tercih ediyorlar. 85 milyon yıldır dünyada oldukları tahmin edilen Caretta - Carettalar'ın boyları 1.5 metreyi, ağırlıkları 150 kiloyu bulabiliyor. Tüm dünya denizlerini dolaşıyorlar. Yosun ve balık yiyerek besleniyorlar. Normalde 2-3 yılda bir yumurta yapıyorlar. Yumurtlama öncesi, mart ve nisan aylarında erkek ve dişiler topluca Dalyan deltasına giriyorlar. Balığın ve diğer besin kaynaklarının bol olduğu deltada özellikle Alagöl kesimini seçen Caretta'lar saatler süren sevişmelerle çiftleşiyorlar. Bir dişi kaplumbağa, bir seferde 100 - 170 arası yumurta bırakıyor. İşin ilginç yanı, ergin dişiler, oritasyon adı verilen bir içgüdüyle yumurtalarını sadece kendilerinin dünyaya geldiği kumsala bırakıyorlar.

Kaplumbağların yumurtlama döneminde bu kumsalda gece konaklamak yasak. Ayrıca yumurtalara zarar verilmemesi için kumsala köpek gibi hayvanların getirilmesine, işaretli yerlere şemsiye saplanmasına, çukur kazmaya da izin verilmiyor.

İztuzu Kumsalı Caretta - Carettalar'ın nesillerini sürdürebilmeleri açısından çok önemli. Nesilleri tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan bu sevimli hayvanlar aslında Türkiye'nin tüm Akdeniz sahillerinde yumurtluyor. Ancak, Dalyan dışındaki tüm alanlarda yumurtlayanların sayısı her geçen yıl azalırken, Dalyan'da artıyor. İztuzu Kumsalı'nda bir yılda 300 ocak belirlenmiş. Ocak, yumurtaların bırakıldığı çukura deniyor. Belki de yakın gelecekte, dünyadaki tüm Caretta-Caretta'lar Dalyan'da dünyaya gelmiş olacak.

Dalyan halkı, beldelerinin adını tüm dünyaya duyuran Caretta - Caretta'lar için her yıl Haziran ayının son günleri ile Temmuz ayının ilk günlerinde ‘Caretta Caretta ve Turizm Festivali' düzenliyor. Çok değişik etkinliklerin yer aldığı festivalde yabancı konuklar da yarışmalara, turnuvalara ve etkinliklere katılıyor. Gündüzleri, Günlük Piknik Alanı, Cumhuriyet Meydanı ve İztuzu kumsalında sürdürülen etkinlikler, geceleri Dalyan Stadyumu'na taşınıyor ve ünlü sanatçılar konser veriyor. Tatilinizi Dalyan'da geçirmeye karar verdiğinizde, festivali de programınıza dahil etmek istiyorsanız, bu tarihleri dikkate alabilirsiniz.

Kral Mezarları da Caretta - Caretta'lar gibi Dalyan'ın simgesi haline gelmiş. Aslında Dalyan ve yakın çevresinde kayalara oyulmuş onlarca kral mezarı bulunuyor. Ancak bunların en bilinenleri Dalyan beldesine tam karşıdaki yamaçtan bakanlar. Bunlardan sol grupta bulunan kaya mezarlarına çıkılabiliyor. Kaya mezarlarında sütunların arkasındaki kapıdan 6 metrekarelik bir odaya giriliyor. Bazı odalarda üç mezar yeri bulunuyor. Odanın çevresi dağın içinde tünel gibi açılmış. Yani odanın dışından da dağın içinde dolaşabiliyorsunuz.

Katılabileceğiniz diğer bir tur da ‘12 Ada' turu. Adı gibi 12 Adaları görmek için katılabileceğiniz bu tur, hani şu dünyaca tanınmış isimlerin gelip günlerce tatillerini geçirdikleri bölgeyi gezmek için. Dalaman ile Göcek arasındaki nefis koyları ve adaları kapsıyor. Çamların denize kadar indiği bu cennet köşede mavinin ve yeşilin her tonunu doyasıya izleyebiliyorsunuz. Turu, Dalyan'daki seyahat acentelerinden alabileceğiniz gibi, özel aracınızla Göcek'e kadar gidebilir, İskele'den teknelere binebilirsiniz.

Dalyan'ın bir başka zenginliği de ‘Günlük' ağaçları. Latince adı ‘Liquid Amber' olan bu çok değerli ağaçlar, resmi kayıtlarda ‘Sığla' olarak geçiyor. Türkiye'de sadece Köyceğiz Gölü çevresinde yetişen ve koruma altında olan bu ağaçlar, Dalyan'ın içinde de var. Kanada, bayrağındaki bitki de bu ağacın yaprağı. Dalyan Belediyesi'nin Günlük Piknik Alanı'nda 2003 yılında açtığı restoranda ağaçları yakından görebilir ve yemeğinizi çok ucuza yiyebilirsiniz.

Dalyan'da her şey var!

Dalyan'da pazartesi günleri tekneyle Köyceğiz pazarına gidiliyor. Çevre köylerde yaşayanlar kendi ürettikleri yiyecekleri bu pazarda satıyorlar. Dönüşte gölde yüzülüyor ve Sultaniye Kaplıcaları ziyaret ediliyor. Tur Dalyan iskelesinden başlıyor, aklınızda bulunsun. Pazartesileri Köyceğiz'de kurulan pazardan başka, cumaları Ortaca'da, yine cumartesileri Dalyan'da kurulan pazarlarda yöresel dokumalar satılıyor, ilginizi çekebilir. Spor yapmak isterseniz, o da var. Dalyan'ın yakınından akan Dalaman Çayı'nda rafting yapılıyor. Eğlenceyle sporun iç içe olduğu raftingde 2 parkur var. Zor olan bölüme, daha önce rafting tecrübesi olanlarla maceradan hoşlananlar katılıyor. Kolay parkura ise ailece katılabilirsiniz. Tura katılacaklar, minibüslerle kaldıkları yerden alınıyor.

Canınız biraz sakinlik istediğinde, Dalyan'ın doğu sahillerinde bulunan Bakardi ve Aşı koyları, dinlenmek için mükemmel yerler. Tekne ile Dalyanağzı'ndan çıkıldıktan sonra sola dönülüyor. Burada gözlerden uzak, el değmemiş doğada doyasıya yüzebiliyorsunuz. Hatta yanınıza paletlerinizi, şnorkel ve gözlüğünüzü alırsanız pişman olmazsınız. Tur Dalyan iskelesinden başlıyor.

“Dalyan'da her şey var,” demek hiç de iddialı değil. Örneğin, spor, sakinlik, alış veriş derken, diyelim ki canınız eğlenmek istedi. Özellikle mehtaplı gecelerde düzenlenen tekne turlarında bu eğlence var. Akşam yemeği müzik eşliğinde teknede yeniyor. Genellikle gölde yapılan bu turlarda, isterseniz yüzebiliyorsunuz da. Tur, yine Dalyan iskelesinden başlıyor.

Bunların dışında daha pek çok çevre gezisi yapabilirsiniz. Fethiye, Marmaris ve Muğla'ya Dalyan'dan minibüs seferleri yapılıyor. Olta balıkçılığı, bisiklet, yürüyüş, kuş gözleme, resim yapmak, fotoğrafçılık gibi hobileriniz varsa, Dalyan'da mutlu olacaksınız. Dağlardan, ormanlardan hoşlanırsanız, jeep safarilerin her türlüsü sizi bekliyor. Melodi, Riverside, Saray, Begonvil gibi restoranlarda aradığınız tüm yemek çeşitlerini bulabilirsiniz. Dalyan'da Caz bar, Turkish House gibi müzikli barlar ve kafeler ise turistlerin geceyi noktaladıkları yerler…

Kral mezarları da Caretta - Caretta gibi Dalyan'ın simgesi durumunda. Kral mezarlarının en görkemlileri Dalyan ve çevresindeki kayalarda bulunuyor.

Kuşların uğrak mekanı

Dalyan tam anlamıyla bir kuş cenneti. Tam 154 tür kuşun burada ya sürekli yaşadığı ya da belirli dönemlerde konakladığı belirlenmiş. Tam da bu nedenle pek çok yabancı kuş gözlemcisi, sadece kuşları görebilmek için Dalyan'ın konuğu oluyor. Siz de kuşların hepsini aynı anda görmek isterseniz, Dalyan'a yazın gidin. Buraya yazları uğrayan bir leylek kolonisi var. Ağaçlarda ve her yerde görebileceğiniz leylekler, Ortaca'dan Dalyan'a gelirken Kemaliye ile Okçular köyleri arasında yola yakın bir bölgede yoğun olarak görülüyor. Bu bölgede hem yemeğinizi yiyip hem de leylekleri izleyebileceğiniz bir restoran da var. Ya otomobil ya da Dalyan-Ortaca arasında çalışan minibüs ve otobüslerle ulaşabilirsiniz.

Balık Dalyan'da yenir

Dalyan'ın ünlü Dalyan kefali… Yapısına ve gözüne göre 22 çeşidi olduğu söylenen kefalin en makbulü, 'Kocakafa' da denilen Mavlu kefali. Bu kefal, levrek, çipura, ve yılan balığı gibi çeşitli pişirme şekilleriyle sunuluyor. Dalyan'da kefal kadar ünlü bir başka deniz ürünü de mavi yengeç. Olta ile tutulan bu yengeçlerin kömür ateşinde yapılan ızgarası ve limonlu haşlaması, unutulacak gibi değil. Otlardan yapılan mezeler için de İztuzu Gölü çevresinden toplanan ve Geren adı verilen deniz börülcesi, limon, sarımsak ve zeytinyağı sosuyla rakı sofralarının vazgeçilmez mezeleri arasında yer alıyor.

ULAŞIM

Havayolu: Dalaman Havalimanı Dalyan'a sadece 25 kilometre uzaklıkta. THY, İstanbul ve Ankara'dan Dalaman'a her gün uçak seferleri düzenlenmekte. Bu noktadan Dalyan'a ise 20-25 dakikalık bir yolculukla ulaşılabiliyor.

Otomobil: Özel aracıyla gelenler, Dalyan'a Fethiye, ya da Muğla veya Marmaris yönünden ulaşabilir. Fethiye yönünden gelenler Ortaca üzerinden kolayca Dalyan'a gelebilirler. Muğla ve Marmaris yönünden geleceklere uyarı: Köyceğiz'i geçtikten sonra Yuvarlakçay Köprüsü'nün hemen sonunda sağa bir yol ayrılıyor. Burada yanıltıcı bir "DALYAN" levhası var. Bu yola girmeyin. Bozuk ve çok virajlı. Ana yoldan Ortaca'ya ulaşın ve Dalyan'a yönelin.

Otobüs: Otobüsle önce Ortaca'ya gelmek gerekiyor. Otobüsle ortalama İstanbul'dan 13, Ankara'dan 9, İzmir'den 4 - 5 saatte Ortaca'ya ulaşılıyor. İndiğiniz yerden 15 dakikada bir Dalyan'a minibüs ve belediye otobüsü hareket ediyor. Dalyan'a yolculuk 15 dakika kadar sürüyor. Minibüs şoförlerine az bir ek ücret ödediğinizde, sizi kalacağınız yerin kapısına kadar götürüyorlar. İstanbul'dan geleceklere uyarı: İstanbul'dan Ortaca'ya gelirken İzmir üzerinden gelen otobüsleri tercih edin. Kütahya üzerinden yol daha uzun sürüyor.Bir uyarı daha: Turizmin yoğun olduğu dönemlerde bilet bulma sıkıntısı yaşanıyor. Otobüs firmalarının Ortaca yazıhanelerini önceden arayarak dönüş biletinizi ayırtabilirsiniz.

KONAKLAMA

Carretta - Carretta Pansiyon
Köyiçi Mev. Dalyan Köyü Tel: 0252 284 23 01

Happy Caretta (pansiyon)
Maraş Cad. Ada Sok. Dalyan Tel: 0252 284 2109

Natülüs Yalçın Pansiyon
Horozlar Mevkii Dalyan Köyü 1859 Parsel Ortaca

Ekin Club (otel)
Tel: 0 252 289 0104 www.ekinclub.com

Kontiki Otel (1 yıldızlı otel)
Çavuşlar Mevkii Dalyan Köyü Ortaca

Asur Oteli (2 yıldızlı otel)
Burunucu Mevkii Dalyan Tel: 0252 284 32 32

Hildegard Oteli (2 yıldızlı otel)
Horozlar Mevkii 2474 parsel dalyan- ortaca

İkilim (2 yıldızlı otel)
Horozlar Mevkii, Dalyan Köyü, Ortaca

GUIDE

GEZİ

Dalyan içinde her gün çok çeşitli turlar düzenleniyor. Bunun yanı sıra çevreye de günübirlik turlar gerçekleştiriliyor. Sizlere Dalyan'da kaldığınız sürece katılabileceğiniz gezi ve turlardan önerebileceklerimizden bazıları şunlar:

Tam tur: Dalyan'da kısa süreli kalanların, ya da ilk günlerde Dalyan'ı tanımak isteyenlerin katıldığı tur. Yemekli, ya da yemeksiz olan bu tur, saat 10.30 civarında iskeleden başlıyor. Bu tura katılanlar, kısa sürelerle çamur banyolarını, Kaunos harabelerini, deltayı, İztuzu plajını ziyaret ediyor, gölde kısa bir gezi yapabiliyor.

12 ada turu: Bu turu Dalyan'a gelen herkese öneriyoruz. Bütün dünyadan ünlülerin yatlarla gelip günler boyu yaşadıkları 12 adaları mutlaka görün. Bu turlara iki şekilde katılabilirsiniz. Dalyan'daki seyahat acentalarından birinden satın alırsanız, sizi kaldığınız yerden sabah alıp, akşam geri getirirler. İkinci yol ise özel aracınızla Göcek'e kadar gitmek. Tura iskeleden katılabilirsiniz. Tur, Dalaman ile Göcek arasındaki nefis koyları ve adaları kapsıyor. Öğle yemeği teknede veriliyor. Paletlerinizi, şnorkel ve gözlüğünüzü yanınıza almayı unutmayın.

Dalaman Çayı'nda rafting: Dalyan'ın yakınından akan Dalaman Çayı'na rafting turları da sıcak yaz günlerinin vazgeçilmez eğlencelerinden biri haline geldi. Eğlenceyle sporun iç içe olduğu raftingde iki parkur var. Zor olan bölüme, daha önce rafting tecrübesi olanlarla maceradan hoşlananlar katılıyor. Kolay parkura ise ailece katılabilirsiniz. Tura katılacaklar, minibüslerle kaldıkları yerden alınıyor.

Ekincik: Yatlar için doğal bir liman olan Ekincik'e düzenlenen turlar, hem zevkli, hem de eğlendirici oluyor. Dalyanağzı boğazından çıkınca rota sağa çevriliyor. Önce, suyu kristal berraklığında olan Mavi Mağara'da mola veriliyor. Burada yüzüldükten sonra Ekincik'e hareket ediliyor. Öğle yemeği teknede yeniyor. Bol bol yüzülüyor. Paletlerinizi, şnorkel ve gözlüğünüzü yanınıza almanız tavsiye edilir. Tur Dalyan iskelesinden başlıyor.

Bakardi ve Aşı koyları: Dalyan'ın Doğu sahillerinde bulunan Bakardi ve Aşı koyları, dinlenmek için mükemmel yerlerdir. Tekne ile Dalyanağzı'ndan çıkıldıktan sonra sola dönülüyor. Burada gözlerden uzak el değmemiş doğada doyasıya yüzebilirsiniz. Tur Dalyan iskelesinden başlıyor.

BUNLARI UNUTMAYIN

- Dalyan'a eğer Haziran ayında geldiyseniz mutlaka Caretta - Caretta festivaline katılın.

- Dalyan şifalı sular cenneti aynı zamanda. Orta Kaplıca dünyanın dört bir yanından çamur banyosu için akın eden insanlarla dolu.

- 154 kuşun sürekli ya da belirli dönemlerde yaşadığı Dalyan tam anlamıyla bir kuş cenneti. Kuşların hepsini bir arada görmek için Dalyan'a yazın gidin.